İngiltere’de yapılan bir araştırma sonucuna göre 2080 yılında kahve çekirdeklerinin neslinin tamamen yok olabileceği açıklandı. Kötü bir şaka gibi geliyor kulağa ilk başta. Yüzyıllardır insanoğluna huzur ve keyif vermesiyle nam salmış, milyonlarca tiryakisi mevcut olan kahvenin soyunun yaklaşık 70 yıl içinde tükenebileceği haberine önce inanmak istemedim. Sebebini de fazla düşünmeye gerek yok sanırım. Hunharca tüketen, tabiat anaya ihanette sınır tanımayan biz insanlar. Londra Botanik Bahçesi’nde  yapılan  araştırmada sera gazı etkisi ile Arabica kahve çekirdeklerinin%33 ile 99 arasında azalacağı tespit edildi.
   Sera gazı etkisindeki rolümüzü de unutmayalım bu arada. Ormanların yok edilmesi, fosil yakıt kullanımı, aşırı tarım yapılması atmosfere büyük miktarda karbondioksit ve diğer sera gazlarının salınımına sebep oluyor. Atmosferde sera gazlarının tutulması da Dünyamız’da ısınmaya yol açıyor. Ardından gelişen olaylara hiç birimiz yabancı değiliz. Hava sıcaklığına bağlı olarak buzulların erimesi, kuraklık seller, kasırgalar, bitki ve hayvan türlerinin de azalması bilim insanlarınca defalarca dile getiriliyor halbuki. 
Ancak gerçekler suratımıza tokat gibi çarpınca anlıyoruz durumun vahametini. Sadece kahve çekirdekleriyle durumun sınırlı kalmayacağının da bilincindeyiz sanırım. Bir çok tohumve çekirdek de tehdit altında. 
   Çevremizde küçük fidanlıklar oluşturmak bile doğadan bir af dilemedir bana göre. Plastik ürün kullanımını azaltmak, bez alışveriş poşetleri kullanmak, toplu taşımayı daha çok tercih etmek de seçenekler arasında.
   Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var der dururuz ama üzgünüm, kahvenin bundan sonra verecek ne hatırı ne de vakti kaldı. 

İngiltere’de yapılan bir araştırma sonucuna göre 2080 yılında kahve çekirdeklerinin neslinin tamamen yok olabileceği açıklandı. Kötü bir şaka gibi geliyor kulağa ilk başta. Yüzyıllardır insanoğluna huzur ve keyif vermesiyle nam salmış, milyonlarca tiryakisi mevcut olan kahvenin soyunun yaklaşık 70 yıl içinde tükenebileceği haberine önce inanmak istemedim. Sebebini de fazla düşünmeye gerek yok sanırım. Hunharca tüketen, tabiat anaya ihanette sınır tanımayan biz insanlar. Londra Botanik Bahçesi’nde  yapılan  araştırmada sera gazı etkisi ile Arabica kahve çekirdeklerinin%33 ile 99 arasında azalacağı tespit edildi.

   Sera gazı etkisindeki rolümüzü de unutmayalım bu arada. Ormanların yok edilmesi, fosil yakıt kullanımı, aşırı tarım yapılması atmosfere büyük miktarda karbondioksit ve diğer sera gazlarının salınımına sebep oluyor. Atmosferde sera gazlarının tutulması da Dünyamız’da ısınmaya yol açıyor. Ardından gelişen olaylara hiç birimiz yabancı değiliz. Hava sıcaklığına bağlı olarak buzulların erimesi, kuraklık seller, kasırgalar, bitki ve hayvan türlerinin de azalması bilim insanlarınca defalarca dile getiriliyor halbuki. 

Ancak gerçekler suratımıza tokat gibi çarpınca anlıyoruz durumun vahametini. Sadece kahve çekirdekleriyle durumun sınırlı kalmayacağının da bilincindeyiz sanırım. Bir çok tohumve çekirdek de tehdit altında. 

   Çevremizde küçük fidanlıklar oluşturmak bile doğadan bir af dilemedir bana göre. Plastik ürün kullanımını azaltmak, bez alışveriş poşetleri kullanmak, toplu taşımayı daha çok tercih etmek de seçenekler arasında.

   Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var der dururuz ama üzgünüm, kahvenin bundan sonra verecek ne hatırı ne de vakti kaldı.